Son dönem arkeolojik araştırmalar ilk insanların, Ortadoğu’da yaklaşık 10 bin yıl önce tarım yapmaya başladığını göstermekte. Hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesiyle devam eden tarım dönemi, Ortadoğu’da, bugünkü Fırat ve Dicle nehirlerinin süslediği verimli topraklarda şekillendi.

Antik Çağ’da tarım faaliyetlerinin önemli bir kısmını oluşturan bağcılık, şarapla birlikte, Dionysos kültüyle ilişkilendirildi ve kutsal bulundu. Mısır ve Trakya’yı da etkisi altına alan Dionysos, Anadolu’da tanrısal deliliği ve kendinden geçişi temsil eden Frig Ana Tanrıçası’nın müritleriyle de ilişkilendirildi. Mitolojik karakterlerce yaşanmışlığı dışında şarap, tören ve eğlenceler de Antik dönem insanının vazgeçilmez tüketimini oluşturdu.

Tanrılara şükran ve minnetin göstergesiyken aynı zamanda neredeyse tüm eğlence ve toplantıların ana içeceği olan şarap; günlük hayatta bile baharat ve bal gibi maddelerle karıştırılarak, sabahları Eski Yunanlıların kahvaltılarını süsledi. Özellikle İlk çağ filozoflarının vazgeçilmez toplantıları Symposion’da, bazen günlerce süren eğlenceleri ve felsefi konuşmalarının ana dayanağı haline geldi.

Antik Yunan’da ki bağcılığa yönelik bilgilerimiz az olsa da, ekim zamanının sonbahar ve ilkbaharda olduğunu, dikim zamanının ise çok daha önce olduğunu biliyoruz. Hesiodos’un belirttiğine göre, budamayı ve toprağın bakımını baharda yaparlardı.

Karia sınırları içinde bulunan Datça Yarımadası’na Ege Adalarından gelen Dorlar, Datça merkeze 2 km uzaklıktaki  Burgaz – Dalacak mevkinde İlk Knidos’u kurarlar. Şehrin M.Ö 4.yy ortalarında Datça Yarımadasının ucundaki , bugünkü kalıntıların bulunduğu Tekir Burnu’na taşındığı düşünülüyor. Bu taşınmada Deniz ticaretinde ki gelişmeler etkilidir. Knidos, Akdeniz ve Ege ticaret yolları üzerinde önemli bir kent olmuştur.  Knidos; zeytinyağı, şarap, metal ihraç eden bir kentti. Knidos mühürlü amforalar Karadeniz’den doğu Akdeniz’e kadar birçok yerde bulunmuştur. M.Ö 6.yy da Knidos zengin bir şehir olarak tüm Datça yarımadasını kapsıyordu. M.Ö 4. yy tam bir dünya şehri olduğu dönemdi.

Yine Prof. Dr. Numan Tuna’ya göre M.Ö 9.yy ortasına kadar Tunç çağında da burada yerleşim vardı. Tahminen volkanik bir felaketle yok oldu .” Demir çağından beri iskan izleri var. M.Ö 9. yy dan itibaren iskan görmüş. 4.yy ortasında Knidos’a gidiliyor ama burası da dahil yarımadanın Balıkaşıran kısmına kadar ki bölümü Knidos toprakları. Gitme nedenleri Ticaret ,  gemi teknolojisi gelişiyor düzenli ticaret yapacak koşullar oluşuyor, her limana uğramayan büyük tekneler nedeniyle Knidos Burgaz’ dan  Tekir’ e taşınıyor. Tarımın yapıldığı , şarabın üretildiği yer yine burgaz, aynı zaman da ihracat limanı da burada. İmalathaneler, atölyeler, şarap, metalurji de burada yapılıyor. Şarap üretimi Roma döneminde de yapılıyor, hatta erken Bizans döneminde de devam ediyor.Araplar M.S 7.yy ortalarında buralara geldiğinde her şeyi yakıp yıkıyorlar ve bu antik kültür yok oluyor. Ondan sonrasında arkeolojik konut görmüyoruz. Burgaz’da hayat bitiyor ancak dağ tepelerinde, Yazı köydeki ve Datça mahallesindeki kale o dönemlere ait.”